OSMANLI DEVLETİNDE VERGİLER VE TOPLUM HAYATI

Vergiler:           

Şer’î Vergiler:

Öşür: Tarımla uğraşan Müslümanlardan alınan onda bir oranındaki ürün vergi ‘sidir.

Haraç: Tarımla uğraşan gayrimüslim halktan alınan beşte bir oranındaki ürün vergi ‘sidir.

Cizye: Askerlik yapabilecek durumda olan gayrimüslim erkeklerden askerlik yapmamaları karşılığında alınan baş vergisidir.      

Örfî Vergiler:

Çift Resmi: Köylünün tımarlı sipahiye öşür dışında ödediği ürün vergisidir.

Avarız (Tekâlif-i Örfîyye): Olağanüstü hallerde halktan hane başına toplanan vergidir.

Ağnam: Küçükbaş hayvan yetiştiricilerinden alınan vergi ‘dir.

Çiftbozan: Toprağını bir yıl işlemeyip boş bırakan köylüden alınan ceza vergisidir. Amaç toprakların boş kalmasını engellemektir.

Niyabet Rüsumu: Devlet görevlilerinin yöneticilikleri sırasında reayadan aldığı vergidir.

Bac: Alışverişlerde hem alıcının hem de satıcının ödediği vergidir.

TOPLUM

Türk, Arap, Acem, Boşnak ve Arnavutlar, Müslüman çoğunluğu oluştururken Ortodoks, Ermeni ve Yahudiler diğer üç temel millet olarak kabul ediliyordu.

Sayı bakımından en kalabalık olan Ortodoksların dinî ve idari merkezleri Fener Patrikhanesi’ydi. Ortodoksların büyük kesimi Rum olduğu için bu patrikhaneye Rum Patrikhanesi de denirdi.

Eflak-Boğdan halkı, Karadağ, Sırp ve Bulgarlar da bu kiliseye bağlıydı.

Osmanlı toplumu içinde ayrı bir statüsü olan diğer Hristiyan millet de Ermenilerdi. Bunlar Hz. İsa’nın tek bir doğası olduğunu savunan “monofizit” denilen bir öğretiye sahiptiler.

Fatih, İstanbul’un fethinden sonra Bursa’daki başpiskoposu İstanbul’a getirdi.

Onu Ermeni Kilisesi Patriği tayin ederek Rum Patriği ve Hahambaşı ile eşit yetkiler verdi. XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Ermeniler arasında Katolik ve Protestanlığı benimseyenler de oldu.

Osmanlı toplumunda yer alan dinî gruplardan bir diğeri de Museviler olup daha çok İstanbul, İzmir, Selanik gibi liman şehirlerinde; Bağdat, Halep gibi nüfusu kalabalık olan yerlerde oturuyorlardı.

Ayrıca İspanya, Polonya, Avusturya ve Bohemya’da karşılaştıkları kötü muamele nedeniyle Yahudiler Osmanlı ülkesine yerleşti.

Bunun dışında sayıları az olmakla birlikte Süryani, Nasturi, Yakubi ve Maruni gibi Hıristiyan kiliseleri de vardı.

Osmanlı Devleti’nde görev ve sorumluluklara göre bazı sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu sınıflar şunlardır:

Seyfiye: Asker ve yöneticilerden oluşurdu (sadrazam, vezirler, beylerbeyleri, sancakbeyleri, yeniçeriler, tımarlı sipahiler, subaşılar).

İlmiye (Ulema): Eğitim, hukuk, kültür ve din işleri ile uğraşan sınıftır (şeyhülislam, kazasker, kadı ve müderris).

Kalemiye: Kâtip ve bürokratlardan oluşan sınıftır. (Defterdar, nişancı, reisülküttap)

Osmanlı’da Sosyal Hareketlilik

Yatay Hareketlilik

Bir toplumun ülke coğrafyası üzerinde çeşitli sebeplerle yer değiştirmesi olayına yatay hareketlilik denir.

Osmanlı’da Yatay Hareketlilik

Kuruluş ve yükselme:  Fethedilen yerlere Türklerin yerleştirilmesi (iskân politikası)

Duraklama ve sonrası:  Kaybedilen yerlerdeki Türklerin iç kesimlere göç etmek zorunda kalması

Nüfus artışı, ekonomik güçlükler ve eşkıyalık hareketleri gibi (celali isyanları) nedenlerle kırsal kesimdeki halkın büyük kentlere göç etmesi

Dikey Hareketlilik

Bir sınıftan başka bir sınıfa geçme veya sınıf içinde başka bir konuma gelmeye dikey hareketlilik denir.

Soy esasına dayanan sınıflı toplumlarda dikey hareketlilik görülmez.

Osmanlı Devlet Yönetiminde Görev Alabilmenin Temel Şartları

Müslüman olmak,

Türkçe bilmek,

Gerekli eğitimi almış olmak.