OSMANLI İMPARATORLUĞU DEFTERDARLIK GÖREVLİLERİ VE HAZİNE

Baş Bakıkulu

Devlet alacaklarının birinci tahsil memuruydu.

Defterdârlıkta bunun bir dairesi olup emri altında bakıkulu ismiyle altmış kadar mübaşir vardır.

Bunlar, hazinenin alacaklarını takip ederler, borcu olup vermeyenleri hapis ve tazyik ile tahsilât yaparlardı. Bundan dolayı maliyeye borcu olanlar baş bâkıkulu hapishânesinde hapis edilirlerdi.

Cizye Baş Bâkıkulu

Maliyenin ikinci icra memuru cizye başbâkıkulu’dur. Bu da cizye dolayısıyla hazineye borcu olanları takip eder ve cizye gelirlerini iltizâma almış olan mültezimlerinden borcunu ödememiş olanları takip ederdi.

Veznedârbaşı

Maliyenin üçüncü icra memuru hazineye ait paranın tahsilâtı ve ödemelere nezâret eden veznedârbaşı’dır. Veznedârbaşı’nın diğer önemli vazifesi de maiyetindeki dört veznedar ile meskûkâtı muayene etmek, altın ve gümüşleri tartmaktı.

Sergi Nâzırı ve Sergi Halifesi

Baş defterdârın icra memurlarından sergi nâzırı ve sergi halifesi’nin vazifesi hâzine işlemlerinin defterini tutmaktı.

Defterdâr Kapısı (Bâb-ı Defterî)

Defterdârlığa ait bütün kayıtlar, defterler, senetler, gelir ve gider cetvelleri ve saire dîvânhânenin yanındaki maliye hazinesinde saklanırdı.

Hazine

Osmanlı maliyesi, dış hazine (hazine-i âmîre) ile iç (Enderun) hazine olarak esas itibariyle iki kısımdan meydana geliyordu.

Dış Hazine

Dış hazine devletin esas hazinesidir. Devletin bütün gelirleri burada toplanır ve icab eden masraflar yine buradan yapılırdı.

Diğer hazine ise padişaha aitti.

Devlete ait gelirlerin toplandığı ve her türlü mâlî işlemlerin yürütüldüğü hazîne-i âmire’nin sorumluluğu defterdâr ile veziriazamın üzerinde idi. Devlet gelirlerinin toplanması yani iltizâm işlerini de hazîne-i âmire yürütürdü.

Hazinenin gelir kalemleri ana hatlarıyla şöyleydi:

Tımar sistemine dâhil eyaletlerdeki padişah hasları olarak tesbit gelirler.

Geliri doğrudan merkez hazinesine alınan gelirler ki bunlar, cizye, âdet-i ağnam vergileri ile tuzla, maden, iskele ve liman mukataaları ve gümrük gelirleridir.

Tekalîf-i dîvâniye denilen ve dîvân-ı hümâyûn tarafından önceleri olağanüstü zamanlarda bilhassa seferlerin finansmanı için konulan fakat XVII. yüzyıldan sonra devamlı alınan vergiler.

Sâlyâneli ve sâlyânesiz eyaletlerin merkeze göndermek zorunda oldukları irsaliyeler.